Gülistan Dergisi
⚘20 EYLÜL PERŞEMBE 20018
AŞURA GÜNÜ 🌙Hicrî senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Aşura Günü’dür. 🌙Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi Aşura Günü’nün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır. 🌙Muharrem ayının Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan “On geceye yemin olsun” ifâdelerinden öğrenmekteyiz.
Tefsirlerde, bu on gecenin Muharrem’in Aşura’sına kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(*) 🌷Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek, katındaki kıymete işaret etmektedir. 🌙Aşura Günü, Muharrem ayının 10. günüdür. Miladi olarak bu sene 20.Eylül, perşembe gününe denk gelmektedir. Aşura Günü’nde Cenâb-ı Hak, on peygamberine, on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini artırmıştır. 🌷Bu günde oruç tutmak çok faziletlidir.

Ebu Katade radıyallahu anhu der ki, 🌹“Resulullah sallallahu aleyhi veselleme Aşura günü oruç tutmanın hükmü sorulunca şöyle buyurdu:
🌷 ‘Geçmiş senenin günahına kefaret olur.” (Müslim) 🌹Aşura orucu, sünnet-i müekked olduğu için tutmaya özen göstermek lazımdır. ✅Yalnız, bu orucu tutarken, bir gün öncesiyle ya da bir gün sonrasıyla tutmak gerekir. ⚠️Çünkü Yahudiler, sadece Aşura Günü oruç tuttukları için onlara muhalefet etmek lazımdır. 🌹Yine, çoluk çocuğu için sadaka niyeti ile alış veriş yapmak, alimler tarafından bol sevaplı bir amel olarak kabul edilmiştir. 🌷Ayrıca, bugün bol sadaka vermek de diğer günlerde sadaka vermekten faziletlidir. 🌹Bir hadisi şerifte, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
🌷 “Aşura günü verilen bir dirhemlik sadakaya, yedi yüz bin dirhem gibi sevap verilir.” (Taberani) * Elmalılı Hamdi Yazır, “Hak Dini Kur ân Dili”, c. 8, s. 5793.

#asura #aşure #aşura #muharrem #10 #2018

image

#gülistandergisi
#nefs
Nefis hayrı istemez
Bir zamanlar bir dostuma tasavvuf yoluna girmesini tavsiye etmiştim. Demişti ki, “Böyle şeylerin insanın içinden gelmesi lazım. Benim içimden gelmiyor.” Ona şöyle söylemiştim, “İçimizden böyle ulvî duyguların ve isteklerin gelmesi için önce içimizi düzeltmemiz, temizlememiz lazım. Yoksa o halihazırda zaten pek hayırlı şeyleri istemez.”

Nefis kelimesi, Arapçada; kendi, birbiri, can, iç dünya gibi çeşitli manalara gelir. Türkçede de buna benzer kullanımlarımız vardır. Mesela, “Canım istedi”, “Canım çekmedi”, “Canım sıkıldı” derken daha çok nefsanî duygularımızı kast ederiz. Nefis bir bakıma iç dünyamızda başkalarından gizlediğimiz duygu ve dürtülerdir de.

Ekseriyetle hayırlı şeyler istemez nefis. Belki bizler içki içmiyoruz, uyuşturucu kullanmıyoruz, kumar ve fuhşiyattan uzak duruyoruz. Ama nefsin en masum isteği olan leziz yemeklerden fazlaca yemenin bile bizim için maddi, manevi zararlı olduğunu, neticelerini yaşayarak görüyoruz. Nefsin bilhassa manevi yönden terakki etmeye vesile olan çalışmalara nasıl da ayak dirediğini, kolay kolay yola gelmediğini biliyoruz. Kendimizi bir müddet seccadenin üzerinde hapsedelim, diye gayret ettiğimiz zaman nasıl da dikkatimizi malayani şeylerle dağıttığını, gönlümüzü bulandırdığını yaşayarak biliyoruz.

Evet, nefis hiçbir zaman hayırlı şeyleri istemez. Hatta öylesine zalimdir ki, kendisini hayra çağıranlardan, ikaz edenlerden de hoşlanmaz; Allah’ın Peygamberlerine, âlimlere, mürşid-i kamillere kafa tutmak ister. Rabbimiz nefsin ne kadar kötü olduğunu geçmiş kavimler üzerinden misal vererek bize şöyle hatırlatır: “Celâlim hakkı için Musa’ya o kitabı verdik, arkasından birtakım peygamberler de gönderdik, Meryem oğlu İsa’ya apaçık mucizeler verdik, onu Rûhu’l-Kudüs ile de destekledik. Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misiniz?” (el-Bakara; 87)

Demek ki nefiste böylesine büyük bir kötülük potansiyeli gizli… Eğer onu terbiye etmezsek gitgide kontrolü ele alır ve önüne geçmek isteyen herkese düşman kesilir. Bize hatalarımızı gösterenlere karşı hınçlanır. Çünkü o başıboş olmak ister, kendi kendine ve hatta gücü yeterse başkalarına emretmek ister

Cihat Salık _Reyhani_sultanim_ kullanıcısına ait gönderiyi  paylaştı
11 aylar önce

Yalnız Allah’a güven!

Ey ahali! Nefisleriniz ulûhiyet (ilâh olma) iddiasında. Fakat sizin bundan haberiniz yok. Zira nefisleriniz, Hakk’a karşı büyükleniyorlar, kibirleniyorlar. Onlar, Allah’ın muradının gayrını istiyorlar. Onlar Allah’ı sevmiyorlar, bilakis O’nun düşmanı, lanetlik şeytanı seviyorlar. Allah’ın ezelde takdir ettiği kaderleri gelmeye ve vuku bulmaya başladığı zaman, olanlara boyun eğmiyorlar, teslim olmuyorlar, sabredip tahammül göstermiyorlar.



Bilakis itiraz ediyorlar, kaderle çekişiyorlar. İslam’ın hakikatinden onların haberi bile yok!



Senin kendisine güvenip ümit bağladığın her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Kendisinden korktuğun veya kendisine ümit bağladığın her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Esas sebep olan Allah’ı tamamen unutarak, zararın da, faydanın da kendisinden geldiğini kabul ettiğin her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Fakat kısa bir süre, sonra görürsün sen! Allah, kendisini bırakıp da güvendiğin ve bağlandığın ne varsa hepsini alır.

Cihat Salık _Reyhani_sultanim_ kullanıcısına ait gönderiyi  paylaştı
11 aylar önce

Tevhide dön,
putları kır!

Şu hususu iyi bil ki bütün eşya, sadece Allah’ın hareket ettirmesiyle hareket eder, durdurmasıyla durur. O’nun iradesi ve kuvveti olmadan, ne duran bir şey harekete geçebilir ne de hareket etmekte olan bir şey durabilir. Kişi, bu hususu böylece bilip kabul ettiği zaman, artık insanları ve diğer varlıkları Allah’a ortak tanıma yükünden ve suçundan kurtulur. Allah’a şirk koşmaz.



Melekler, içinde resim, suret bulunan eve girmezlerse içinde bir sürü suretlerle putlar bulunan senin kalbine Allah nasıl girer? Allah’tan gayrı her şey bir puttur. Öyleyse sen, putları kır.Evi temizle…



Ey dünyaya kulluk edenler! Ey ahirete kulluk edenler! Siz, Allah’ı da, dünyayı da, ahireti de bilmiyorsunuz. Kiminizin putu dünya. Kiminizinki ahiret. (Sadece ahiret kaygısıyla kulluk yapmak, tevhidin hakikatine terstir.) Kiminizinki insanlar. Kiminizinki zevkler, nefsani arzular. Kiminizinki övülme, halktan tasvip görme, alkış toplama.



Allah dışında her şey, bir puttur. Kişi Allah’tan gayrı neye bağlandı ve neye gönül verdiyse o, onun putudur.

Cihat Salık _Reyhani_sultanim_ kullanıcısına ait gönderiyi  paylaştı
11 aylar önce

Ne zaman
saadete erersin?

Senin bütün umudun insanlar. Her şeyi onlardan bekliyor, onlardan umuyorsun. Korkun da onlardan. Hep onlardan korkuyorsun. Bu hal, Rabbine şirk koşmaktır, ortak tanımaktır. Bu zaman, ahir zamandır. Bu zamanda çoğu insanların mabudu, paradan ibarettir.



Bu zamanda insanlarının çoğu, Musa aleyhisselamın kavmine benzedi. Yahudilere benzedi. Onlar, altın buzağıyı kendilerine mabud edinmişlerdi. Bu zamanın insanının altın buzağısı da paradır. Parayı kendine mabud edinmişsin, Rab edinmişsin. Paraya tapıyorsun. Senin Allah’ın para!



Hükümdarlar, devlet büyükleri ve ikbal sahipleri, halktan birçoğunun nazarında birer ilâhtır. Dünyevî imkânlar, zenginlikler, sıhhat, afiyet, kuvvet ve kudret, birçok insanın nazarında birer ilâhtır. İnsanların birçoğu, bunlara ve benzeri şeylere taparlar…



Dünya zorbalarına, zenginlerine, firavunlarına ve hükümdarlarına saygı gösterip Allah’ı unuttuğun ve O’na saygı göstermediğin takdirde, senin hakkındaki hüküm de putlara tapanlar hakkındaki hüküm gibidir. Sen de putuna saygı gösterenlerden olursun. Putlara kulluk etme, onları yaratana kulluk et. İşte o zaman, putlar sana boyun eğecektir.



Sen, namazda iken bile yalan söylüyorsun. Mesela, namaza dururken ve gene namaz sırasında, “Allahu Ekber (Allah her şeyden büyüktür)” diyorsun. Böylece yalan söylemiş oluyorsun. Çünkü senin kalbinde, Allah’tan başka bir ilâh vardır. Kendisine güvenip bağlandığın her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Kendisinden korktuğun ve kendisine ümit beslediğin her şey, senin ilâhındır, taptığındır. Kendisinde Allah’tan başka bir şey bulunduğu müddetçe, senin kalbin için kurtuluş yoktur.



Eğer sen, taşlar üzerinde Allah’a bin yıl secde etsen, değil mi ki kalbinle O’ndan başkasına yöneliyorsun, sana bu secdeler, hiçbir fayda vermez. Mevlâsından başkasını sever oldukça, o kalp için iyi bir akibet yoktur. Allah’tan başka her şeyi kalbinden yok etmedikçe saadete eremez, bahtiyar olamazsın.

  • Hakkında
  • İlim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir eğer kendini bilmez isen ya bu nice okumaktır...
    ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI KUDDUSE SİRRUHU HAZRETLERİ